"Barış" yasasından sonra İçişleri'nin formülü: Tespit, takip, tasfiye
Türkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Meclis'ten 467 oyla geçen yasanın ardından "Terörsüz Türkiye" sürecindeki görevlerini anlattı. Bakanlığın sahadaki yaklaşımını "3T" diye özetledi: tespit, takip ve tasfiye. Konuşmada Kürt meselesine dair tek bir cümle yer almadı.

RastinewsTürkiye İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Çorum'daki Hitit Üniversitesi'nde düzenlenen "Terörsüz Türkiye" konferansında konuştu. Silah bırakma ve fesih sürecinde bakanlığın görevini barış ya da uzlaşı kavramlarıyla anlatmadı. Kullandığı dil güvenlik diliydi.
Çiftçi, sürecin siyasi ve hukuki boyutunun Meclis'te yürüdüğünü söyledi. Sahadaki sorumluluğu ise "üç aşamalı bir güvenlik anlayışıyla" yerine getirdiklerini belirtti.
"Silah bütünüyle devreden çıkana kadar"
Bakan, ilk aşamada örgütün uzantılarını, lojistik hatlarını ve finans ağlarını "en küçük ayrıntısıyla görünür kıldıklarını" anlattı. İkinci aşamada sahadaki her gelişmeyi izlediklerini, verilen sözlerin karşılığını "zeminde kolladıklarını" ifade etti.
Son aşamayı ise şöyle tarif etti: "Silah bütünüyle devreden çıkana ve terör örgütü bütün unsurlarıyla tasfiye edilene kadar bu mücadeleyi tavizsiz sürdürüyoruz."
Çiftçi, düşünce açıklamanın ve hak aramanın "meşru yolları" olduğunu söyledi. Bu yolların güvencesinin hukuk olduğunu dile getirdi. Her fiilin somut deliller ve hukuki usuller çerçevesinde değerlendirileceğini de ekledi.
Kürt meselesi konuşmada yok
Konuşmada anadil, siyasi temsil ya da Kürtlerin hakları gibi başlıklara hiç değinilmedi. Bakan, sürecin ölçüsünü ülke bütünlüğü, vatandaşın güvenliği ve "milletimizin kardeşliği" olarak tanımladı. Şehit aileleri ve gazilerin hassasiyetlerinin dikkate alınacağını söyledi.
Çiftçi, sürecin ekonomik boyutuna da değindi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın terörün doğrudan ve dolaylı maliyetini 2 trilyon dolar olarak açıkladığını hatırlattı. Güven ortamı güçlendikçe kaynakların eğitime, bilime ve üretime aktarılabileceğini söyledi.
Bakan, "Terörsüz Türkiye" iradesinin Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konduğunu belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un çalışmalarıyla bu iradenin hukuki bir zemine kavuştuğunu söyledi.
Yasa 467 oyla çıkmıştı
Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmişti. Yasa 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla geçmişti.
Süreç, Bahçeli'nin 22 Ekim 2024'te yaptığı çağrıyla başlamıştı. Yasadan önce Meclis'te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuş, yasa da 7595 sayısıyla yürürlüğe girmişti.
