PYD'li Ferhan Davud: Girê Spî'de Genel Güvenlik "müdahale etmeme emri almış gibi" izledi
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Hesekê Eşbaşkanı Ferhan Davud, Girê Spî'ye dönen Kürt ailelere yapılan saldırılarda Şam'a bağlı Genel Güvenlik güçlerinin seyirci kaldığını söyledi. Davud, saldırıların entegrasyon sürecini tehlikeye attığını ve yerinden edilenlerin dönüşünü engellediğini belirtti.

Rastinews Demokratik Birlik Partisi (PYD) Hesekê Eşbaşkanı Ferhan Davud, Hawar Haber Ajansı'na (ANHA) yaptığı açıklamada, Girê Spî'ye dönen yerinden edilmiş Kürtlere yapılan saldırıların Suriye'deki krizi derinleştirdiğini söyledi. Davud'a göre saldırılar toplumun farklı kesimleri arasındaki ayrışmayı da büyütüyor.
Davud'un açıklaması, Girê Spî'deki evlerine dönmeye çalışan ailelerin saldırıya uğramasının ardından geldi. Saldırıyı ailelerin evlerine el koyan kişiler yaptı. Saldırganlar ırkçı slogan attı, ailelerin araçlarını ve ev eşyalarını ateşe verdi.
"Kürtleri dönmeye bunlar ikna etti"
Davud, ailelerin yaşadıklarını "tuzak" olarak nitelendirdi. Girê Spî bölge müdürünü, Rakka valisini ve başta Türk istihbaratı olmak üzere dış güçleri, saldırıların zeminini hazırlamakla ve Kürt aileleri geri dönmeye ikna etmekle suçladı.
"Bunlar zemini hazırladı ve Kürtleri Girê Spî'ye dönmeye ikna etti" dedi.
PYD'li yönetici, Suriye geçiş hükümetine bağlı Genel Güvenlik güçlerinin saldırı sırasında seyirci kaldığını ileri sürdü. Güvenlik güçlerinin saldırıları durdurmak için hiçbir şey yapmadığını söyleyen Davud, "Sanki müdahale etmeme emri almışlardı" dedi.
"Kuzeyi Türk istihbaratı yönetiyor"
Davud, saldırıların 29 Ocak anlaşmasına aykırı olduğunu kaydetti. Bu anlaşma, yerinden edilen herkesin evine dönmesini öngörüyor. Davud, geçiş hükümetini ve entegrasyon dosyasından sorumlu yetkilileri dönüş meselesini sürüncemede bırakmakla eleştirdi.
Davud'a göre geçiş hükümetinin kuzey bölgelerde fiili bir denetimi yok, bu bölgeleri Türk istihbaratı yönetiyor. Genel Güvenlik mensuplarının ve geçiş hükümeti yetkililerinin talimatları Türk hükümetinden aldığını da iddia etti.
Davud, Girê Spî'deki ve daha önce Serêkaniyê'deki saldırıların bir mesaj verme amacı taşıdığını söyledi. Ona göre bu mesaj, yerinden edilenlerin dönüşünün zor ya da imkânsız olduğu. Saldırıların sürmesinin entegrasyon sürecini tehlikeye attığını, bu süreci boşa çıkarmanın da saldırıların hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.
"Evlerdekiler bölgenin yerlisi değil"
Davud'a göre Girê Spî ve Serêkaniyê'de Kürtlerin evlerinde oturanlar başka Suriye vilayetlerinden geldi. Davud, iki bölgenin yerli halkının uluslararası toplumun ve Suriye hükümetinin gözü önünde yerinden edildiğini kaydetti.
Suriye sahilinden Süveyda'ya, oradan Rojava'ya uzanan şiddet olaylarının Suriyelileri mezhep ve din temelli çatışmalara sürüklediğini ifade etti. Bu olayların vatandaşların hükümete güvenini de zayıflattığını belirtti.
Davud, geçiş hükümetini sorumluluk almaya çağırdı. Suçluların yargılanmasını, Kürtlerin mülklerinin iade edilmesini ve zararlarının karşılanmasını istedi. Arap aşiretlerine de kışkırtıcı ve ırkçı söyleme kapılmama çağrısı yaptı.
Rastî'nin ulaşabildiği kaynaklarda, Suriye geçiş hükümetinin, Rakka Valiliği'nin ya da Türkiye'nin Davud'un suçlamalarına bir yanıtı bulunmuyor.
Aileler ilçe binasında mahsur kalmıştı
Yerinden edilmiş Kürt aileler 26 Ekim'de Girê Spî İlçe Müdürlüğü'nün çağrısı üzerine ev ve arazi tapularını teslim etmek için kente gitmişti. SyriacPress'e göre aileler sopa ve taşlarla darp edilmiş, yaklaşık 20 araç parçalanıp ateşe verilmişti.
Girê Spî Yerinden Edilenler Komitesi, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 100'ü aşkın ailenin ilçe müdürlüğü binasında mahsur kaldığını duyurmuştu. Aileler Kobani İç Güvenlik güçleri tarafından tahliye edilmişti.
Suriye Demokratik Meclisi (MSD) ve Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) bağımsız soruşturma açılmasını istemişti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de 27 Ekim'de Rûdaw'a saldırıları kınamış, Şam'dan faillerin hesap vermesini talep etmişti.
Girê Spî ve Serêkaniyê, Türkiye'nin ve müttefiki Suriyeli silahlı grupların Ekim 2019'daki askeri operasyonuyla Özerk Yönetim'in denetiminden çıkmıştı.
