Jerusalem Post'ta Veysi Dağ: Kürtler Ankara ve Tahran'a karşı koz olarak görülmemeli
🔶 Tel Aviv Üniversitesi Moşe Dayan Merkezi araştırmacısı Veysi Dağ, The Jerusalem Post’ta yayımlanan görüş yazısında, İsrail'e Kürtlerle ilişkiyi kurumsal bir ortaklığa dönüştürme çağrısı yaptı. Dağ, Rıza Pehlevi yanlısı monarşistlerin Kürtler ile İsrail arasına mesafe sokmaya çalıştığını yazdı.

Rastinews Tel Aviv Üniversitesi Moşe Dayan Merkezi bünyesindeki Kürt Forumu'nda araştırmacı olan Veysi Dağ, İsrail'in Kürtleri geçici bir müttefik olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini belirtti.
Dağ'a göre Kürtlerin talepleri uzun süre kalıcı stratejik taahhütlerin temeli olarak görülmedi; bunun yerine Ankara ve Tahran'a karşı kullanışlı bir söylem kozu olarak ele alındı.
Sa'ar'ın mesajı ve Netanyahu'ya çağrı
Dağ, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın 6-7 Eylül'de Londra'da düzenlenen Yahudi-Kürt konferansına gönderdiği mesajın, Kürt-Yahudi ilişkisini ilk kez açıkça stratejik bir düzleme taşıdığını ifade etti.
Sa'ar video mesajında Kürtlerin dört ülkeye bölünmüş bir halk olduğunu ve bugüne kadar siyasi bağımsızlığa ulaşamadığını söylemişti.
Dağ, bu yaklaşımın kalıcı bir güvene dönüşmesi için İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun Sa'ar'ın tutumunu doğrudan sahiplenmesi ve hükümet politikası olarak kurumsallaştırması gerektiğini dile getirdi.
Monarşistlere ve Türk medyasına eleştiri
Konferansa en sert tepkinin Türk medyasından ve Rıza Pehlevi yanlısı monarşistlerden geldiğini belirten Dağ, bu çevrelerin Kürtler hakkında çarpıtılmış anlatılar yaydığını yazdı.
Dağ'a göre monarşistler "ayrılıkçılık" suçlamasını Kürt özerkliğini gayrimeşru göstermek için kullanıyor. Dağ, bu suçlamaların ve Sa'ar'a yönelik saldırıların Kürtler ile İsrail arasında bilinçli olarak bir kopuş yaratma girişimi olduğunu ifade etti.
Dağ, bu tutumun İran muhalefetini böldüğünü ve rejimi koruduğunu da kaydetti.
Mahabad'dan Jina Emini'ye
Yazıda, Pehlevi hanedanının merkeziyetçi Fars milliyetçiliği politikasının Kürtler başta olmak üzere azınlıkları bastırdığı hatırlatıldı. Dağ, 1946'da Muhammed Rıza Pehlevi yönetiminin Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti'ni yıktığını ve cumhuriyetin önde gelen yöneticilerini idam ettirdiğini yazdı.
Dağ, 1979'dan sonra da Kürtlerin İslam Cumhuriyeti'nin başlıca hedeflerinden biri olmaya devam ettiğini belirtti. Jina Emini'nin ahlak polisinin gözaltısında yaşamını yitirmesini bu baskının simgesi olarak gösterdi.
Dağ ayrıca 28 Şubat'ta başlayan savaştan bu yana İran rejiminin, çoğu sivil olmak üzere 100'den fazla Kürdü öldürdüğünü ve binden fazlasını yaraladığını aktardı.
"Kürt partileri federal bir İran'ı tercih ediyor"
Dağ, Kürt siyasi liderliğinin tek taraflı ayrılık yerine demokratik, ademimerkeziyetçi ve federal bir İran'ı hedeflediğini belirtti. Bu çizgideki partiler arasında İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-İ), PJAK, Komala ve Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) yer alıyor.
Yazıda, Moşe Dayan Merkezi'nde düzenlenen bir panelde Kürt partilerinin temsilcilerinin, rejim değişikliği ve demokratikleşme konusunda İsrail ve ABD dahil "dönüştürücü güçlerle" işbirliğine hazır olduklarını açıkladığı aktarıldı.
Londra'daki konferans dizinin ikincisiydi
"Değişen Ortadoğu'da Yahudi-Kürt İlişkileri" başlıklı Londra konferansını Jewish Kurdish Network düzenlemiş, Moşe Dayan Merkezi Kürt Çalışmaları Programı da ortak ev sahipleri arasında yer almıştı. Dizinin ilk toplantısı 7 Eylül 2025'te Berlin'de yapılmıştı.
Sa'ar, Kasım 2024'te Dışişleri Bakanlığı görevini devraldığı konuşmasında Kürtleri İsrail'in "doğal müttefikleri" olarak tanımlamıştı.
