İÇERİĞE ATLA
ORTADOĞU4 DK OKUMA

Mahmud’un babası ve ağabeyi: Kapılar açılsaydı kimse ölmezdi, sorumlular hesap vermeli

Kobani Cezaevi'nde çıkan yangında hayatını kaybeden 21 yaşındaki Mahmud Sabit'in ağabeyi Müslüm Sabit ve babası, Rûdaw TV'ye bağlanarak yangın sırasında yaşananları ve cezaevi yönetiminden hesap sorulmasını istediklerini anlattı. Rastî, Kobanî Cezaevi’nde yedi tutuklunun hayatını kaybettiği yangına ilişkin bu haberi Rûdaw TV’nin Nalin Hesen tarafından sunulan haber bülteninden derledi. Mahmud Sabit’in babası ile yangından sağ kurtulan ağabeyi Müslüm Sabit’in anlatımlarını olduğu gibi yayımlıyoruz.

PAYLAŞ
Mahmud’un babası ve ağabeyi: Kapılar açılsaydı kimse ölmezdi, sorumlular hesap vermeli

RastinewsMahmud’un ağabeyi olay anını anlattı

21 yaşındaki Mahmud Sabit’in ağabeyiMüslüm Sabit de yangının çıktığı sıradacezaevindeydi. Yangının çıktığı koğuşunkarşısındaki koğuşta kalan Müslüm Sabit,kardeşinin yanında yaralandığını ve onukurtarmaya çalıştığını söyledi.

“Bizi Halep’e götürmek istiyorlardı”

Müslüm Sabit, olayların cezaevindekitutukluların Halep’e götürülmek istenmesiüzerine başladığını belirtti.

“Bizi Halep’e götürmek istiyorlardı. Biz degitmeyiz dedik. Mazlum Doğan, Kemal Pir gibidireniriz dedik. Gerekirse bize silah verin, bizbunlara karşı savaşalım dedik. Bir de Halep’egötürmek isteyince bu karşı direniş oldu.”

Sabit, cezaevine Suriye güvenlik güçleriningeldiğini, daha sonra tutukluların teslimedilmek istendiğini belirterek yaşananlarışöyle anlattı:

“Genel Suriye güvenlik güçleri içeriyegelmişlerdi. Sonra onlar çıktıktan sonra bizcezaevi yönetimine bizi teslim etmeyin. Onlarda bize dediler ki ‘Çaremiz yok, sizi teslimedeceğiz.’ Bunun üzerine biz cezaevindekieşyaları ateşe verdik.”

“İsmail isimli yönetici, ‘tek tek bedeniniziateşe verin’ dedi”

Müslüm Sabit, cezaevinde ateş yakmalarınıengellemek isteyen görevlilerin bulunduğunu,ancak tutukluların buna karşı çıktığını belirtti.

“Ateş yakmamızı engellemek istediler ama bizkararlıydık, kabul etmek istemedik. İsmailisimli bir idareci vardı orada. Dedi ki, ‘Eşyalarıniye yakıyorsunuz, tek tek bedeninizi ateşeverin.’ Bunu bize söyleyen İsmail isimli cezaeviyönetiminden biriydi.”

Sabit, aynı gece 8 tutklunun Halep’egötürüldüğünü ve bu kişilerin Kobani’denolduğunu söyledi.

“8 kişi Halep’e götürdüler. Hepsi KobanêliKürttü. Götürülen bu Kürtler o gecedüzenlenen gösterilerde gözaltına alınanprotestocu gençlerdir.”

“Kapıyı kırdıkça üzerimize tekrarkilitlediler”

Müslüm Sabit, yangın sırasında tutuklularınçıkmaya çalıştığını ancak kapıların yenidenkilitlendiğini söyledi.

“Cezaevi alev aldığında kapıları açmadılar.Alev tüm cezaevini sardı. Kurtulmak içinkapıları kırdık, . Bu şekilde çıkmaya çalıştık.Ancak biz çıkmaya çalıştıkça üzerimizekapıları kilitliyorlardı.”

Sabit, yangının büyümesi ve dumanıncezaevine yayılmasıyla tutukluların nefesalmakta zorlandığını belirtti.

“Daha sonra tüm cezaevi alevler içinde kalıpdumanlar yükseldikten sonra bizim nefesalabileceğimiz bir yere geçmemizi söylediler.”

“Kapıları tekmeleyerek ve duvarlardantırmanarak kurtulduk”

Sabit, cezaevine gelen Suriye güvenlikgüçlerinin dışarı çıkanları dövdüğünü, vebunun üzerine bazı tutukluların yenidencezaevine dönmek zorunda kaldığını söyledi.

“Daha sonra genel güvenlik güçleri geldi.Dışarıya her çıkanı coplarla vurmayabaşladılar. Yani mecbur kaldık, tekrardancezaevine dönüyorduk. Bu yoğun bir şekildemüdahale oldu.”

Yangının diğer koğuşlara da sıçradığınıbelirten Sabit, bazı tutukluların kendikoğuşlarını da ateşe verdiğini söyledi.

“Bütün bunlar yaşanırken bir koğuştakiler dekendi koğuşlarını ateşe verdiler. Bununüzerine tekrardan üzerimize kapılarıkilitlediler. Nefessiz kaldık. Elektrikleri dekestiler. Ateşin içinde kalmamızı istediler.”

Sabit, kendilerinin duvarlara tırmanarak vekapıları kırarak kurtulmaya çalıştıklarını ifadeetti:

“Duvarlardan tırmanarak, kapılarıtekmeleyerek, kırarak açtık ve bu şekildekendimizi kurtardık. Ama bizden sonrakalanlar alevlerin içinde kaldılar. Çünkü alevlerçok büyüdü ve tüm cezaevine yayıldı.Dumandan dolayı birçok insan baygın düştü.”

“Kardeşimi sırtıma aldım, hastaneyegötürmek istedim”

Müslüm Sabit, cezaevinden çıktıktan sonrakardeşi Mahmut’un içeride kaldığınıöğrendiğini ve onu aramaya başladığınısöyledi.

“Ben dışarı çıktıktan sonra kardeşimin içeridekaldığını öğrendim. Onu birçok yerde aradım.Bir üst kata çıktım, ‘Burada değil’ dediler.Aşağı indim, onu aradım. Alevlerin içinde banadışarı çıktığını söylediler. Ama dışarıçıktığımda onun orada olmadığını öğrendim.”

Mahmut’u daha sonra cezaevinde bulduğunubelirten Sabit, kardeşini hastaneye götürmekistediğini ancak buna izin verilmediğinisöyledi.

“Kapının önünde onu gördüm, ağır şekildeyanmıştı ve onu kaldırdım. Hastaneyegötürmek istedim ama bize ‘Hayır, hastaneyegötürmeyeceksiniz, Ölsünler’ dediler.”

Müslüm Sabit, bu sözleri cezaeviyönetiminden Hıdır ve İsmail isimli kişilerinsöylediğini belirtti.

“Bize bunu söyleyen cezaevi yönetimindenHıdır ve İsmail isimli kişilerdir.”

“Kardeşim sırtımda taşırken öldü”

Müslüm Sabit, ağır yaralanan kardeşini sırtınaaldığını ve hastaneye yetiştirmeye çalıştığınısöyledi.

“Kardeşimi sırtladım. Bir süre sonra sesininkesildiğini gördüm. Bizi bıraksınlar diye‘Şehitler ölmez’ diye haykırdım ve onlaraçarparak, iterek çıkmaya çalıştım.”

Mahmut’un çok ağır yanıklar aldığını anlatanağabeyi, kardeşinin durumunu şu sözlerleaktardı:

“Tüm vücudu yanıklar içerisindeydi.Konuşamıyordu. Et parçaları üzerime yapıştı.Hastaneye 20 metre kala elimi tutan eligevşeyerek düşünce şehit olduğunu anladım”

“Hıdır, İsmail ve Bilal hesap vermeli”

Sabit, cezaevi yönetiminin yangın sırasındagerekli müdahaleyi yapmadığını savundu.

“Eğer bizi erken bıraksaydılar, kapılarınıüzerimize kilitlemeseydiler kimseye bir şeyolmazdı.”

Müslüm Sabit, yaşananlardan cezaeviyönetiminin sorumlu olduğunu belirterek isimverdiği görevlilerin hesap vermesi gerektiğinisöyledi.

“Hesap sorulmalı. Cezaevi kapısında nöbettutan gardiyanlar, cezaevi yönetimi, özellikleHıdır, İsmail ve Bilal isimli cezaevi sorumlularıhesap vermeli.”

Sabit, olayın tüm yönleriyle soruşturulmasınıistedi.

Mahmut’un hayali evlenmekti

Müslüm Sabit, kardeşi Mahmut’un 21 yaşındaolduğunu ve cezaevinden çıktıktan sonraevlenip bir hayat kurmayı hayal ettiğini anlattı.

“Mahmut ölmeden önce en son mahkemekonuştuğumuzda bana hayallerindenbahsetmişti. Mahkemeden çıktıktan sonraevlenelim, kendimize bir hayat kuralımdemişti. Ama ondan sonra cezaevinde buşekilde şehit oldu. Kendisi 21 yaşındaydı.”

Mahmut’un babası: “Hakkımızı istiyoruz”

Mahmut’un babası Sabit de Rûdaw TV’deNalin Hesen’in sunduğu bültene bağlanarakoğlunun ölümüyle ilgili sorumluların hesapvermesini istemişti.

Konuşmakta güçlük çeken ve gözyaşlarınahakim olamayan Sabit, “Biz hakkımızıistiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Eğerhakkımızı vermezlerse de biz kendimizhakkımızı alırız. Size açık söylüyorum,haksızlığı mutlaka ortaya çıkarın.

"Gözlerinizin önünde cayır cayıryanarlarken nasıl kapıları kilitler veaçamazsınız"

Sebepsiz yere oğlum öldü. Biri gözlerinizinönünde cayır cayır yanarlarken nasıl kapılarıkilitler ve açmazsınız!” demişti.

Acılı baba, yangın sırasında tutuklulara sudahi verilmediğini belirterek, “Bir yudum subile vermediler. Bunu yapanlar kafirlerdenbeter. Kafir bile bunu yapmaz!” ifadelerinikullandı.

Mahmut’un ağabeyi ise kendilerinin ilkgünden itibaren haklarını arayacaklarınıbelirterek, “Biz hakkımızı arayacağız. Bukonuda sonuna kadar hesap soracağız. Bizimciğerimizi yakanların da ciğeri yansın! Bizhakkımızı istiyoruz” demişti.

Sabit, son olarak tüm yasal yollarabaşvuracaklarını belirterek, “Burada açıkçasöylüyorum, biz hakkımızı istiyoruz. Eğer sizhakkınızı vermezseniz biz hakkımızı alırız, hertürlü yasal yola başvuracağız. Siz 30’a yakıninsanın kanına girdiniz, sebepsiz yere. Nedeninedir? Lütfen bizim hakkımızı arayın, bizeyardımcı olun” çağrısında bulundu.


PAYLAŞ

Yorumlar

Yorum yaz

SONRAKİ HABERLER

    Mahmud’un babası ve ağabeyi: Kapılar açılsaydı kimse ölmezdi, sorumlular hesap vermeli — Rastinews