ABD'nin Suriye temsilcisi Barrack'tan Süveyda'ya ağır mesaj: "Derdim İsrail değil, bir Dürzi şeyh"
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Süveyda'daki asıl endişesinin İsrail değil, adını vermediği bir Dürzi şeyh olduğunu söyledi. Barrack, bu şeyhin İsrail ve Washington desteği algısını kullanarak diğer Dürzileri hedef aldığını, ABD'nin onu desteklediği iddiasının ise "tamamen yanlış" olduğunu açıkladı. Hedefte Şeyh Hikmet el-Hicri'nin olduğu yorumu yapılıyor.

RastinewsABD Başkanı'nın Suriye ve Irak Özel Temsilcisi ve ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, Mario Nawfal'ın cuma günü X'te yayımlanan programına katılarak Süveyda'daki tabloya ilişkin şimdiye kadarki en sert açıklamasını yaptı.
Güney Suriye'deki asıl kaygısının İsrail olmadığını söyleyen Barrack, adını vermediği bir Dürzi şeyhi işaret etti. Barrack'a göre bu şeyh, İsrail'in desteğini aldığı ve ABD ile aynı çizgide olduğu yönündeki algıyı diğer Dürzileri baskı altına almak için kullanıyor.
ABD'nin bu şeyhi desteklediği iddiasını kesin bir dille reddeden Barrack, "Bu tamamen yanlış" dedi.
Barrack ismini vermese de Arap ve İsrail basını açıklamanın, Temmuz 2025'teki çatışmalardan bu yana Süveyda'nın siyasi ve askeri tablosunu belirleyen Dürzi dini lider Şeyh Hikmet el-Hicri'yi hedef aldığını yazdı.
Kaptagon ve silah uyarısı
Barrack, Süveyda'dan Dera'ya uzanan bölgenin kaptagon üretimi ve kaçakçılığında küresel bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Süveyda'daki yerel grupların bu ticaretten elde ettikleri parayla silahlanabileceğini belirtti.
İsrail'in Süveyda'daki Dürzi grupları silahlandırdığına ilişkin haberlerin doğrulanmadığını ancak sınır ötesinden silah geçişinin mümkün olduğunu söyledi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara'yı ise açıkça savundu. "Şara'nın Hizbullah'ı yok, tek kurşun sıkmadı, İsrail'e hiç saldırmadılar" diyen Barrack, Şam ile Tel Aviv arasında sınır ve güvenlik düzenlemeleri üzerine beş tur görüşme yapıldığını, iki taraf arasında bir anlaşmanın hâlâ mümkün olduğunu söyledi.
Hicri cephesinden sert yanıt
Hicri'nin liderliğindeki ve Süveyda'da "Cebel Başan Yönetimi" adıyla anılan yapının medya ofisi, Barrack'ın sözlerini "yalan ve iftira" olarak niteledi. Açıklamada Süveyda'nın kaptagon üretim merkezi gibi gösterilmesi kesin bir dille reddedildi, ABD desteğine güvenildiği ya da dış ajandalarla hareket edildiği iddiası yalanlandı.
Ofis, "Pozisyonlarını dar siyasi çıkarlara göre değiştiren yetkililerin tanımasına ihtiyacımız yok" ifadesini kullandı.
Barrack'ın açıklamasından bir gün sonra, cumartesi günü Hicri'ye bağlı Ulusal Muhafız'la ilişkili gruplar Şam-Süveyda yolunu Ümmü'z-Zeytun kontrol noktasında tamamen kapattı. Yolun kapanması, sivillerin, öğrencilerin ve yolcuların başkente ulaşmasını engelledi.
Süveyda'da Temmuz 2025'te Dürzi gruplar ile Bedevi aşiretler arasında yaklaşık bir hafta süren çatışmalarda yüzlerce kişi hayatını kaybetmiş, 19 Temmuz'da ateşkes ilan edilmişti.
Washington ne mesaj veriyor?
Barrack'ın çıkışı, Washington'ın Suriye'de dış destek algısına yaslanan yerel aktörlere yönelik açık bir uyarı olarak okunuyor. Mesaj net. ABD, Şam'daki merkezi yönetimi muhatap alıyor ve Süveyda'da İsrail ya da Washington'ın koruması altında olduğu izlenimi veren bir yerel liderliği desteklemediğini ilan ediyor.
Barrack, Eylül başında Süveyda için açıkladığı yol haritasını da kentin "onurlu biçimde" Suriye'ye yeniden entegrasyonunun tek yolu olarak tanımlamıştı. Dürzilerin diğer yurttaşlarla eşit haklara sahip olacağı bir model öneren bu çerçeve, Washington'ın Suriye'deki yerel güçlere bakışını ortaya koyuyor.
Aynı söylem, Rojava'da SDG'nin Şam'la entegrasyon sürecinde de Washington'ın tutumunu belirlemişti. ABD, Suriye'de yerel güçlerin dış desteğe dayanarak kalıcı bir statü elde etmesinden çok, Şam'la uzlaşı yoluyla haklarını güvence altına almasını öne çıkarıyor. Süveyda'nın bu süreçte nasıl bir yol izleyeceği ise hem Dürzi toplumunun iç dengelerine hem de İsrail'in sahadaki tutumuna bağlı görünüyor.
Barrack aynı programda İran'a yönelik ABD saldırısının "bu hafta sonu bile olabileceğini" söylemiş, ABD Başkanı Donald Trump ise bu sözleri hafife alan bir yanıt vermişti.
