"Her ne kadar Van'da da olsa" denen depremin 15. yılı
Van'da 15 yıl önce bugün yaşanan 7,2 büyüklüğündeki depremde 604 kişi hayatını kaybetti. Enkaz kaldırılırken televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve yardım kolilerinde ırkçılık tartışması büyüdü. O günlerin hesabı hiçbir zaman sorulmadı.

RastinewsVan, 23 Ekim 2011 Pazar günü saat 13.41'de 7,2 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Merkez üssü kente 17 kilometre uzaklıktaki Tabanlı köyüydü ve sarsıntı 25 saniye sürdü.
En ağır yıkım Erciş'te yaşandı. İlçenin yaklaşık üçte biri harabeye döndü. Resmi rakamlara göre 604 kişi hayatını kaybetti, 4 bin 152 kişi yaralandı.
Depremden 46 saat sonra enkazdan çıkarılan 14 günlük Azra bebek felaketin simgelerinden biri oldu. Enkaz altındaki fotoğrafıyla hafızalara kazınan Yunus Geray ise kurtarıldıktan sonra Erzurum'a götürülürken yolda öldü.
Ekrandan gelen cümle
Deprem haberleri ilk geldiğinde Habertürk spikeri Duygu Canbaş canlı yayındaydı. "Tüm Türkiye, her ne kadar doğusunda, Van'dan da gelmiş olsa bu haber, hepimizi gerçekten derinden sarstı ve üzdü" dedi.
Bu cümle sosyal medyada büyük tepki çekti. Canbaş sözlerinin yanlış anlaşıldığını söyleyerek özür diledi.
Ertesi gün ATV'de Müge Anlı'nın sunduğu Tatlı Sert programında daha sert sözler duyuldu. Anlı canlı yayında "Herkes haddini bilecek. Yeri geldi mi taş atacaksınız, kuş avlar gibi avlayacaksın sonra yardım isteyeceksin. O polisler hemen yardımına koştu oradakilerin. O taş atanların eli kırılsın" dedi.
Anlı özür dilemedi, sözlerinin arkasında olduğunu söyledi. ATV binası önünde protesto yapıldı. Çağdaş Gazeteciler Derneği ve avukatlar "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla şikâyetçi oldu.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ocak 2012'de takipsizlik kararı verdi. Savcılık, Anlı'nın Van halkını hedef almadığına, güvenlik güçlerinin kıymetinin bilinmesini istediğine kanaat getirdi.
Sosyal medyada "terörist" damgası
Ekranlardaki dil sosyal medyada karşılık buldu. Depremzedeleri "terörist" diye anan, ölenlerin Kürt olmasına sevinen paylaşımlar yayıldı. Bir kullanıcı, Vanlılara para göndermek yerine sokak köpeklerine mama alacağını yazdı.
Facebook'ta "29 Ekim'de Van'a yardım olarak Türk bayrağı göndermek istiyoruz" adıyla bir grup kuruldu. Yeni Asya gazetesi de depremi "İlahi İkaz" diye yorumlayan bir karikatür yayımladı. Karikatürde Türkiye haritasının Van'dan doğusu ayrılmış gösterildi.
Van Belediyesi'nin başlattığı yardım kampanyası da hedef oldu. Bazı internet siteleri kampanyanın "PKK bağlantılı" olduğunu iddia edip bağışçıları caydırmaya çalıştı.
Kolilerden mayo çıktı
Van'da binlerce kişi sıfırın altındaki sıcaklıklarda çadırlarda kalıyordu. Batıdan gelen kolilerin bir kısmından ise parmak arası terlik, mini etek, mayo ve pullu abiye elbiseler çıktı. Kirli, kokan battaniyeler gönderenler de vardı.
Bir depremzede, kendilerine abiye tuvalet yollandığını ama girecek bir tuvaletleri bile olmadığını anlattı. O günlerde kolilerden taş ve bayrak çıktığı da iddia edildi.
Yabancı yardıma ret
Dışişleri Bakanlığı deprem günü Azerbaycan, Bulgaristan ve İran dışındaki tüm yabancı yardım tekliflerinin geri çevrildiğini açıkladı. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türk ekiplerinin afeti yönetecek kapasitede olduğunu söyledi.
Kış bastırınca yalnızca Van merkezde 20 bin konteynere ihtiyaç duyuldu. Evini kaybeden pek çok aile soğuk yüzünden başka kentlere göç etti.
İkinci deprem ve adalet arayışı
9 Kasım 2011'de Edremit merkezli 5,6 büyüklüğündeki ikinci depremde 40 kişi daha öldü. Gazetecilerin ve yardım ekiplerinin kaldığı Bayram Oteli çöktü.
Otelde yakınlarını kaybeden aileler Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme 2019'da yaşam hakkının ihlal edilmediğine karar verdi.
