Numan Kurtulmuş sürece dışarıdan gözlemciyi reddetti, izleme kurulu için yine "önümüzdeki günler" dedİ
Çerçeve yasanın kabulünün üzerinden iki buçuk ay geçti, Meclis'teki izleme kurulu hâlâ kurulmadı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise sürecin "tıkır tıkır" işlediğini söyledi ve sürecin yönetimine "üçüncü bir gözün" asla dahil olmayacağını açıkladı.

RastinewsTürkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ile Ankara'da ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" adıyla yürütülen sürece ilişkin soruları yanıtlarken sürecin dışarıdan izlenmesine kapıyı kapattı.
"Bu model özgün bir modeldir ve Türkiye modelidir" diyen Kurtulmuş, hiçbir dış aktörün sürecin yönetimine karışamayacağını söyledi. "Asla üçüncü bir göz işin içerisine müdahil olamayacaktır" dedi.
Aynı toplantıda Batılı mevkidaşlarıyla çok sayıda görüşme yaptığını da anlattı. Kurtulmuş'a göre Batılı başkentler süreci Türkiye'de olduğundan daha dikkatli ve daha olumlu takip ediyor.
İzleme kurulu için tarih yok
Meclis bünyesinde kurulacak izleme kurulu, 10 Ağustos'ta kabul edilen çerçeve yasanın hükümlerinden biri. Aradan geçen iki buçuk ayda kurul oluşturulmadı.
Kurtulmuş, siyasi partilerle görüşmelerin yasanın kabulünün ertesi günü başladığını söyledi. Kesin bir tarih vermedi. "Önümüzdeki günlerde bu kurulu kurarız" dedi.
Meclis Başkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurulun çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı. Silahsızlanma ve fesih sürecinin de devam ettiğini ekledi.
"Kimse bir diğerine ödev vermeye kalkmasın"
Kurtulmuş, daha önce kullandığı "tıkır tıkır" ifadesinin arkasında durdu. "Ben bir şey söylemiştim, onu bilerek söyledim. Her şey kendi yolunda tıkır tıkır işliyor. Hiçbir şey geç kalmıyor" dedi.
Taraflara sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yapan Kurtulmuş, "Kimse bir diğerine ödev vermeye kalkmasın" diye konuştu. Silahsızlanmanın tamamlanacağını, siyasetin de üzerine düşeni yapacağını söyledi.
Komisyon raporunun 50 üyeden 47'sinin oyuyla kabul edilmesini ise "demokratik bir zafer" diye andı.
Hareket Yönetimi'nden farklı tablo
Kurtulmuş'un "tıkır tıkır" sözleri Kürt siyasetinde karşılık bulmamıştı. Hareket Yönetimi üyesi Bese Hozat, eylül sonunda yaptığı açıklamada sürecin ağır ve tek taraflı ilerlediğini söylemişti.
Hozat, "Şu anda devlet tarafından demokratik, siyasi ve hukuki herhangi bir adım atılmış değil" demişti. Çerçeve yasayı eksik ve çelişkili bulduklarını dile getiren Hozat, Abdullah Öcalan'ın süreçteki rolüne hukuki statü tanınmasını istemişti.
Rapor 47, yasa 467 oyla geçmişti
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 60 sayfalık nihai raporunu 18 Şubat'ta 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul etmişti. DEM Parti rapora şerh düşerek onay vermiş, sürecin adının "Barış ve Demokratik Toplum Süreci" olması gerektiğini açıklamıştı.
TİP ve EMEP ret oyu kullanmıştı. CHP Milletvekili Türkan Elçi ise faili meçhuller konusundaki eksiklik nedeniyle çekimser kalmıştı.
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 10 Ağustos'ta TBMM Genel Kurulu'nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaşmıştı. 12 maddelik yasa, infaz ve kovuşturma ertelemesinin yanı sıra Meclis'te bir izleme kurulu kurulmasını öngörüyordu.
