İÇERİĞE ATLA
DÜNYA3 DK OKUMA

Hizbullah'ın silahları için 10 formül masada, Ankara kendisine atfedilen öneriyi reddetti

Lübnan'da Hizbullah'ın silahlarının devlete geçmesi için konuşulan öneriler, sivil partiye dönüşümden İngiltere'nin IRA modeline kadar uzanıyor. Silahların İran'a taşınması fikri Türkiye'ye atfedildi, Ankara bunu kabul etmedi.

PAYLAŞ
Hizbullah'ın silahları için 10 formül masada, Ankara kendisine atfedilen öneriyi reddetti

RastinewsLübnan'da Hizbullah'ın elindeki silahların devlet kontrolüne nasıl alınacağı, Mart'ta başlayan savaşın ardından diplomasinin ana konusu haline geldi. Suudi merkezli Al Majalla dergisinde yayımlanan bir analiz, Beyrut'a sunulan 10 farklı öneriyi bir araya getirdi.

Süreyya Şahin imzalı analiz, örgütün siyasi dönüşümünden ekonomik baskıya, BM kararlarından bölgesel pazarlıklara kadar geniş bir alanı ele alıyor. Önerilerin hiçbiri bugüne kadar Hizbullah'ın silahlı yapısını ortadan kaldırmadı.

Sivil parti ve mali kuşatma

Batılı ve Arap başkentlerinden bazıları, Hizbullah'ın askeri kanadını bırakıp sivil bir siyasi partiye dönüşmesini istiyor. Bu model, örgütün devlet kurumlarına tamamen katılmasını öngörüyor.

İkinci yol mali baskı. Yaptırımlar ve bankacılık denetimleriyle örgütün finans ağlarının daraltılması hedefleniyor.

Bir başka öneri Lübnan'ı bölgesel çatışmaların dışına çekmeyi amaçlıyor. Analize göre ABD ile İran arasında varılacak bir anlaşma, Tahran'ın Hizbullah'a desteğini sınırlayabilir. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn da ülkenin "pozitif tarafsızlık" izlemesi gerektiğini birçok kez dile getirdi.

Ordu haritalara ulaşamadı

En somut başlık, Lübnan ordusunun sahadaki rolünün büyütülmesi. Ordu, 2 Mart'taki savaştan önceki aylarda güneyde ağır silahları toplamaya çalıştı. Analize göre Hizbullah silah noktalarının haritalarını orduyla paylaşmadı. Litani Nehri'nin kuzeyinde ise ordunun erişimi sınırlı kaldı.

BM Güvenlik Konseyi'nin 1559 ve 1701 sayılı kararlarının uygulanması, Lübnan'daki siyasi partilerin büyük bölümünün desteklediği seçenek. Silahların bir "ulusal savunma stratejisi" altında orduya bağlanması ise daha önce denendi. Analiz, bu yolun Hizbullah'ın karar mekanizmasının Tahran'a bağlı olması nedeniyle tıkandığını yazıyor. Washington da silahların doğrudan Lübnan ordusuna devrine soğuk bakıyor.

Londra IRA deneyimini öneriyor

İngiltere, Kuzey İrlanda'daki İrlanda Cumhuriyet Ordusu (IRA) sürecinden yola çıkarak müzakereye dayalı bir silahsızlanma önerdi. Al Majalla'ya göre İngiltere Ulusal Güvenlik Danışmanı Jonathan Powell, bu fikri 2026 yazında Beyrut'u ziyaretinde gündeme getirdi.

Mısır'ın önerisi silahların kullanılamaz hale getirilmesine ya da imhasına dayanıyor. Dergiye konuşan Mısırlı bir diplomat, teslim, geri alma ya da devlete devir gibi yöntemlerin aynı hedefe hizmet ettiğini söyledi.

Son seçenek İran ve İsrail'deki olası değişimlere bağlı. Tahran'ın Washington'la anlaşması, bölgedeki müttefiklerine verdiği desteği azaltabilir. İsrail'in güneyden çekilmesi de Hizbullah'ın silah tutma gerekçesini zayıflatabilir.

Ankara öneriyi sahiplenmedi

Analizdeki en tartışmalı başlık, ağır silahların İran'a taşınması. Türkiye kaynaklı olduğu ileri sürülen bu senaryoda silahların Tahran'a gönderilmesi, İran'ın silahları geri aldığı izlenimini yaratacaktı.

Al Majalla'ya konuşan ve adı açıklanmayan Ankara'daki diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin böyle bir öneri sunmadığını söyledi. Aynı kaynaklar, Ankara'nın silahların devlete geçme sürecinde rol almak istediğini ise doğruladı.

Washington baskıyı artırıyor

ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Michel Issa, Ağustos sonunda Dar el-Fetva'daki görüşmesinin ardından İsrail saldırılarının Hizbullah silah bırakmadığı için durmadığını söyledi. Naharnet'in haberine göre Issa, "Neden yalnızca İsrail'den çekilmesini istiyorsunuz?" diye sordu.

Al Majalla'nın aktardığına göre Issa, silahların tasfiyesi ve İsrail'in çekilmesiyle BM Lübnan Geçici Görev Gücü'ne (UNIFIL) ihtiyaç kalmayacağını da dile getirdi. Barış gücünün görev süresi yıl sonunda doluyor.

AFP'nin haberine göre 17 Eylül'de Paris'te Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Ürdün Kralı II. Abdullah bir araya geldi. L'Orient-Le Jour, hazırlık toplantısına 17 ülkenin katıldığını yazdı. Masada Lübnan ordusuna destek konferansı ve UNIFIL'in yerini alacak uluslararası güç vardı. Batılı bir diplomat Al Majalla'ya, silahlar konusunda asıl sorumluluğun her durumda Lübnan devletinde kalacağını söyledi.

Ateşkes Mart'ta çökmüştü

İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te ateşkes ilan edilmişti. İsrail bu dönemde güneydeki saldırılarını sürdürmüştü.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat 2026'da İran'a saldırmasının ardından Hizbullah 2 Mart'ta İsrail'e roket atmış, İsrail de Lübnan'a kapsamlı saldırılar başlatmıştı. Lübnan hükümeti aynı gün Hizbullah'ın askeri faaliyetlerini yasaklamış, silahlarını devlete teslim etmesini istemişti.

İsrail ile Lübnan, Haziran'da ABD'nin arabuluculuğunda bir çerçeve anlaşması imzalamıştı. Anlaşma, Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını, İsrail'in güneyden aşamalı çekilmesini ve bölgeye Lübnan ordusunun yerleşmesini öngörüyordu. Hizbullah ise anlaşmayı reddederek İsrail'in Lübnan'dan tamamen çekilmesini şart koşmuştu.

PAYLAŞ

Yorumlar

Yorum yaz

SONRAKİ HABERLER